Bir Tost hikayesi…

– sevgili arkadaşım Gül Algış Acun’a… Doğum günün kutlu olsun arkadaşım 🙂 –

Bu fotoğraf Ayvalık Cafe Kanelo'da çekilmiştir.
Bu fotoğraf Ayvalık Cafe Kanelo’da çekilmiştir.

Tostun da hikayesi mi olur demeyin? 🙂 Oluyor hatta yıllar önce oldu bile.
Son Ayvalık gezimde ilk önce bu tostun fotoğrafını çekmiş ve oradayken yazacağım ilk yazının konusunu da tost olarak düşünmüştüm ama sonrasını biliyorsunuz. Bu defa da yazılarıma, Meral’in Tarsi Atelyesi ile devam edecektim ama olmadı, gözüm devamlı tost fotoğrafına kaydı, kaydı ve kaydı. Meral Hanım’ın hoşgörüsüne sığınarak, tostu önüme çektim.
Yazıyı ta en başından beri, öykünün diğer kahramanı olan Gül’e ithaf edecektim zaten! İyi de bu kadar gün yazamadığım bu yazıyı, arkadaşımın doğum günü olan 1 Ekim’de ekleseydim daha iyi olmaz mıydı ? Olurdu tabii ki!! 🙂 Şimdi de Gül’ün hoşgörüsüne sığınma zamanı:)
Şimdi de öykü zamanı:
İki okul arkadaşı yıllar önce, tatil için Ayvalık – Altınova’ya giderler. Arkadaşlardan birisi yıllardır yazları Altınova’ya geldiğinden ev sahibesidir ve misafir olan arkadaşıyla gezmekten zevk almaktadır.
Muhtemelen Altınova’ya gelişlerinin ertesi günü Ayvalı’ğa geçerler. Vakit öğlene yaklaşmaktadır ve misafir olan arkadaş, yemeği yolun karşısındaki mantıcıda yemek ister. “Başka şey yeriz. Tost yeriz ” der ev sahibesi olan arkadaş ” Mantıyı İstanbul’da da yiyorsun zaten ” diye de ekler.
Yemek vakti gelir, evsahibi arkadaş, misafirini alır Meydan’daki çay bahçesine götürür, arkadaşı şaşırır doğal olarak. Garson siparişlerini almak için geldiğinde ev sahibesi arkadaş, misafir olana döner ve tostun içerisinde hangi malzemeleri istediğini sorar. Misafir olan arkadaş iyice şaşırmıştır artık. Öyle ya, kaç yıllık arkadaşı, kendisine öğle yemeği olarak tost söylemektedir! Yine de şaşkınlığını çok belli etmez, sadece ” Tost mu yiyeceğiz? ” diye sorar hafif bir hayal kırıklığıyla, ” Evet ama bu tost senin bildiğin tostlardan değil. Bu Ayvalık tostu” der arkadaşı. Bu cevap da misafir olan arkadaş için pek bir anlam ifade etmez doğal olarak. Tost tosttur neticede:)
Derken tostlar gelir. Misafir olan arkadaş iyice şaşırmıştır tostu gördüğünde.” Ayvalık Tostu, afiyet olsun” der ev sahibesi olan arkadaş.
Afiyetle yer ikisi de öğle yemeklerini, iyice doymuşlardır. Eve dönerken dondurma alırlar ve akşama yemek yerler mi sizce? Misafir olan arkadaş hala tok olduğu için sadece dondurma yerler ve öğle yemeği tost hoş bir anı olur onlar için.
Bu öykünün geçtiği yıl henüz Ayvalık Tostunun sadece Ayvalık’ta yendiği yıllardan biriydi, başta İstanbul olmak üzere diğer illerimiz henüz Ayvalık Tostu ile tanışmamışlardı.
Öyküdeki ev sahibesi olan arkadaş yıllar sonra tesadüfen İstanbul’daki ilk Ayvalık Tostçusunda, henüz yeni açıldığı sırada denedi Ayvalık Tostunu, hatta denemedi desek daha doğruydu çünkü tost yanıktı. Bir kaç lokma yemeğe çalıştı, bitiremedi tostu ne yazık ki ve o gün bir daha, canı ne kadar çekerse çeksin Ayvalık Tostunu sadece Ayvalık’ta yemeye karar verdi ve bu kararını da o günden bu yana uygulamaktadır.
OZM.

2 comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.