Öğretmenim – 1

IMG_5465

 

 

Okula gitmek değil konu. Hiç okula gitmemiş olabilirsiniz ama illaki de size hayatınızda yol gösterecek bir öğretmeniniz olmuştur. Kimi zaman ailenizden birisi, kimi zaman mahallenizden birisi kimi zaman ustanız ya da kimi zaman da o an yolunuzun kesiştiği birisi ya da birden fazla kişi mutlaka size bir şeyler öğretmiştir ve böylelikle de öğretmeniz olmuştur.

Muhtemelen siz de birisine ya da birilerine bir şey öğretmişsinizdir. Bizler hayatın devrelerinde bu şekilde farkında olmadan öğretmenlik yaparken bir de öğretmen olarak doğanlar var. Öğretmenliği yaşam tarzı olarak benimseyenler var. Yurdun her yanına seve seve, isteyerek gidenler var. Şanslıyım yaşamımın neredeyse her döneminde böyle öğretmenlerim oldu. Mesleğimi belirlememe yardım ettiler, yol gösterdiler, her zaman yanımda oldular.

İlkokul öğretmenim Feriha Altan da bu öğretmenlerden bir tanesidir. Yalnız, öğretmenimin diğer öğrencileriyle şimdiden anlaşalım. Öğretmenim benim öğretmenimdir! Sizin de öğretmeninizdir ama benim öğretmenimdir! Erkek kardeşim de öğretmenimin öğrencisi olduğu için zaman zaman bu konuda kendisiyle de tatlı tatlı tartışmışızdır. Feriha öğretmenim ilk ilkokul öğretmenim değil. Üçüncü sınıfın ikinci yarısından itibaren öğretmenim olmuştur. Ne de iyi olmuş! Herhalde oniki yıl kadar oluyor. Benimle aynı ilkokuldan mezun bizim bir kaç alt sınıfımızda okumuş birisiyle tanımıştım. Öğretmenlerimiz hakkında konuşurken, Feriha Altan’ın öğretmenim olduğunu öğrendiğinde, okuldaki en sevdiği öğretmenin Feriha öğretmen olduğunu söylemişti. Ben de Feriha öğretmenin benim öğretmenim olduğunu ( ! )  kendisine bir daha hatırlatmıştım.  Anlayacağınız üzere hayattaki bazı şeylerin yaşla ilgisi olmuyor, öğretmeni sahiplenmek de bunlardan bir tanesi!

24 Kasım öğretmenler günü için kendisiyle röportaj yapmak istediğimde sağolsun beni kırmadı öğretmenim. Ayvalık’ta değil ama İstanbul Koşuyolu’nda en sevdiğim kafe olan Daniel’s Coffee’de buluştuk ve öğretmenimle Bilecik’in Sögüt ilçesi Yeşilyurt Köyü’nde başlayan meslek hayatı hakkında konuştuk. Bursa Öğretmen Okulu’nda son senesinde yaptığı stajla başlamış meslek hayatı. Öğretmenim şimdi emekli ama görünüşte çünkü kendisi hala öğretmen!

Öğrencilerini dikkatle takip eden, hayatının her döneminde gözlerinin içi gülen öğretmenim benim. Röportajımız sırasında öğretirken kendisinin de öğrendiğini ve bundan da çok keyif aldığını söyledi. Bunu söylerken bile mutluluğu yüzüne yansıyordu.

Üniversite sınavlarında ilkokul bilgimle çok soru çözmüşümdür. İlkokul yıllarında kazandığım düşünce sistemiyle sonradan çok rahat etmişimdir. Düşünüyorum da ilkokuldaki küme sunumlarımız vardı. Şimdiki sunumlardı. Araştırırdık, sorardık, bulurduk.  Küme başkanı, küme yazıcısı, sekreter ve üyeler vardı. Moderatör kelimesini bilmezdik gerçi ama sunumu küme başkanımız idare ederdi. Sunumdan sonra soruları cevaplardık.

Küme başkanımız vardı ama sınıf başkanımız yoktu. Kendi kendimizi idare ederdik.

Yıllar sonra şimdi avukat olan bir arkadaşımız, demokrasi hakkında bir ders kitabini okurken bunu hatırlamış ve öğretmenimizin bize sadece okul eğitimi vermediğini söylemişti.

Öğretmenim bilmediğini söylemekten çekinmez. Bizlerle birlikte araştırır da. İşimize yaramayan bilgiyi öğrenmemize gerek olmadığını söylemişti. Bir şey öğrenmeden önce, o konuya ya da bilgiye ihtiyacımız olup olmadığını düşünmemizi istemiştir. İşimize yarayacaksa öğrenmemizi istemiştir.

Yukarıda öğretmenliğin bir yaşam tarzı da olduğunu yazmıştım. Öğretmenim, öğretmen okullarının mesleklerinde ve hayat tarzlarının benimsenmesinde önemli bir yer tuttuğunu düşünüyor.  Aynı anda birden fazla sınıfı da okutmuşndan da ayrı bir keyif almış. Başlangıçta birden fazla sınıfa aynı anda nasıl ders vereceğini düşünmüş ama sonradan mümkün olduğunu görmüş ve ondan da ayrı bir keyif almış.  Bu sistemin adi irleştirilmiş sınıfmış. Öğretmenim vaktiyle birleştirilmiş sınıf sistemiyle de  ders vermiş olabilir ama tekrar ediyorum kendisi benim öğretmenim! 🙂

Allah insanları dünyaya bir amaç için gönderir, Öğretmenim de amacının ne olduğunu en başından bilenlerden. Hatta eşi, Orhan Amca da öğretmen olmasa bile kendisi kadar bizlerle ilgiliymiş. Yıllar önce bir öğretmenler gününde öğretmenimi telefonla aradığımda, telefonu öğretmenime verirken benim ikinci adımı da söylediğinde çok şaşırmıştım. Meğerse Orhan Amca da bizleri en az öğretmenim kadar tanırmış!

İnsanın eşini, eşinin mesleğini bu derece sevmesi, ona saygı duyması, ilgi göstermesi ve desteklemesi ne güzel. Bu durum öğrenci olarak şansımı bir kat daha arttırmış.

Sevgili Öğretmenim – ve dolaylı olarak da Orhan Amca,-  bana vakit ayırdığınız için teşekkür ederim. Keyifli bir röportaj oldu benim için.

İyi ki varsınız ve iyi ki benim öğretmenimsiniz Öğretmenim!

14 Kasım 2017, OZM.

Notlar 1: Öğretmenim Feriha Altan’dan bahsederken, öğretmen kelimesinin başındaki ö harfini özellikle büyük yazdım.

2: Öğretmenim benim öğretmenim derken şaka da yapıyorum ama elimde değil, kendisi benim öğretmenim!

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.