2475 Kilometre Öteden

2475 kilometre öteden…

 

Bu, en pozitif anlamıyla “garip” bir başlangıç. Henüz hiç adım atmadığım bir cennet parçasına adanmış bir bloga tamı tamına ikibindörtyüzyetmişbeş kilometre öteden, cennet parçası sayılıp sayılamayacağı tartışma götürür Londra’dan katkıda bulunmak. Garip değil de nedir? Ama nihayetinde otuz yıllık arkadaşım “Hadi naz yapma, sen de oradan yaz” dedi. Vejetaryenim, arkadaş hatırına çiğ tavuk yiyemem, hatta Jamie Oliver pişirip önüme koysa beşamel soslu tavuk bile yiyemem ama, oturup elimden geldiğince yazarım. Öyle de yaptım. Üstelik, ilk yazıdan şanslısınız. Niyetim Londra’nın Noel dönemi havasını yansıtmaktı; araya kısa bir Viyana gezisi girince “iki al, bir öde” misali bonus kazandınız!

Doğruya doğru, söz konusu Noel olduğunda değil Avrupa, dünya çapında bile Viyana’nın eline su dökebilecek başka şehir yok. Sair zamanlarında Tuna Nehri’nin iki yakasına serpiştirilmiş daracık sokakları, geniş bulvarları, izin verseler kiracısı olmak isteyeceğiniz tarihi cafe’leri, birbirinden görkemli müzeleri, tiyatro salonları, opera binaları ve Schönbrunn’un başı çektiği saraylarıyla zaten dünyanın en şık ve romantik şehri ünvanını elinde tutan Viyana, her Noel dönemi büyüsüne büyü katan benzersiz pırıltılara bürünüyor. Görebileceğiniz en sofistike Noel ışıkları, Strauss’un Mavi Tuna Valsi eşliğinde dans ederken dört bir yana dağılmış Noel pazarlarından kestane kebap, zencefilli çörek, alkollü kahve ve baharatlı şarap kokuları yükseliyor. Not ediverin; sözkonusu pazarlardan en büyüğü, aynı zamanda en orijinal Noel/yılbaşı hediyelerini bulabileceğiniz Rathausplatz’da. Alışverişten yorulduğunuzda, soluğu ya St Peter Kilisesi’ndeki bedava konserlerden birinde ya da kahvenizi beleş bir piyano resitali eşliğinde yudumlayacağınız Cafe Schwarzenberg’de alın derim. Tahmin edersiniz ki, Cuma öğleden sonrasını da içine alan uzun bir haftasonu kaçamağı boyunca Viyana’ya doymak mümkün değildi. Allahtan, dönüşte Londra’da beni nasıl bir “teselli ikramiyesi” beklediğini biliyordum.

Londra’da Aralık ortasından Ocak başına kadar en karşı konulmaz atraksiyon, Hyde Park’ın Marble Arch köşesine kurulan Winter Wonderland. Avusturya ve Almanya’daki geleneksel Noel marketlerini Birleşik Krallık’a taşıma amaçlı bu pazar / panayır / lunapark karışımı devasa organizasyon, on küsur yıldır her sezon milyonlarca kişiye tek mekanda, tek ziyarette A’dan Z’ye bahanesi Noel olan tüm keyifleri yaşatıyor. Buckingham Sarayı önünde volta atıp Kraliçe’yle karşılaşmayı ummaktan Portobello Road’da antikacı tezgahlarını karıştırmak ya da Camden Town’da numunelik punk’larla resim çektirmeye kadar, şehrin dört bir yanında “turistik” damgalı herşeyi yapabilirsiniz ama, bu dönem gelmişseniz, kışın büyüsü sadece ve sadece Winter Wonderland’de. Yeni yılın ilk gününe kadar, unutmayın 😉

2018’de görüşmek üzere,

 

Viyana Noel Market 1
Viyana Noel Market 1
Viyana Noel Market 2
Viyana Noel Market 2

Viyana Noel Market 3

Viyana Noel Market 4
Viyana Noel Market 4
Viyana Noel Market 5
Viyana Noel Market 5
Winter Wonderland 1
Winter Wonderland 1
Winter Wonderland 2
Winter Wonderland 2

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2 comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.