Sophia

Adı Sophia. Bir gün çıkageldi içeri girdi, sanki uzun yıllardır burada yaşıyormuş gibi, hiç yabancılık çekmeden, sırtını kamburlaştırıp paçalarımıza süründü. ‘’Kusura bakmayın, dışarıda biraz uzun kaldım, kızmayın lütfen’’ der gibi. Sonra kırmızı koltuğa uzandı ve keyfine baktı. ‘’Bir dakika burası bir kafeterya, öyle kuyruğunu sallayarak giremezsin içeriye’’ bile diyemedik. Ayvalık’ın en değerli güzellikleridir kediler. Köpekler de. Ama bakımsızlardır, özellikle kışın çoğu aç dolaşır, çöp karıştırır. Her cinsten, değişik huylu kedi bulabilirsiniz Ayvalık’ta. Kocaman kafalı erkekler, narin küçük ağızlı hanımefendiler, kuyruklarını sallayarak dolaşırlar. Pek çoğu da çok güzeldir.

Güzel sayılmaz Sophia, sıradan bir tekir. Ama bu özgüven gösterisiyle gözümüzde bir ünlü sinema oyuncusuna dönüştü. Sophia Loren’e benzettiğimizi düşündünüz değil mi? Hiç ilgisi yok. Adını bambaşka bir yerden alıyor.

Mevsim henüz kışken, Kafedemia’nın sobasından taşan sıcaklık yüzümüzü yaladığı zamanlarda, ‘’Tasarım Söyleşileri’’ yapıyoruz. 15 günde bir Çarşamba akşamları. Çok ilgi yok. Beklemiyoruz da. Derdimiz farkındalık oluşturmak. Çevremizdeki her şeyin tasarım olduğunu düşünürsek, bu kelimeye oldukça yabancılaştığımızı göreceksiniz. Oysa yaşamımızı bu denli sarıp sarmalayan bu kavram olmadan yaşayamıyoruz. Öyleyse farkında olmalı ve değer vermeliyiz. Yüzlerce tasarlanmış küçük parçalardan oluşan cep telefonlarımızı düşünün. Bir parçası olmasa neredeyse yaşam duruyor bizim için.

Çok daha ötesi var. Güvenerek yüzlerce feet yükseğe çıktığımız uçaklar, net görmemizi sağlayan gölüklerimiz. Kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan sanat eserleri… Saymakla bitiremeyiz.

Ancak bugün bambaşka bir durumda tasarım. Sözgelimi 2017 Hollanda Tasarım Haftası’nda sunum yapan, tasarımcı Rudy Van Belkom seçim siteminin bizi içine soktuğu durumdan kurtaracak yeni bir seçim sistemi tasarlamış. Üzerinde 4 yıl çalışıp, testlerini yaptıktan sonra konuğu olduğu bu etkinlikte sunuyor önerisini.

Tasarım daha iyi bir dünyada yaşamamızı sağlayacak en önemli kavram galiba. Yine aynı hafta içinde sunum yapan başka bir Hollandalı tasarımcı ’’artık dünyayı, ekonomistler değil, tasarımcılar şekillendirecek’’ diyecek kadar cüretli davranıyor.

Konu tasarım olunca söz de çok uzayabilir. Alanın genişliğine verin. Ama bir konudan daha söz etmeliyiz ki yazı başıyla bağlansın. Dünyada ilk kez bir robota resmi kimlik verildi. Suudi Arabistan Dr. David Hanson’ın geliştirdiği robota, Suudi Arabistan vatandaşlığı verdi. Tabii dünya hemen ikiye bölündü. ‘’Efendim biz bu tehlikenin geleceğini biliyorduk ve söylüyorduk, yakında biz i robotlar yönetecek.’’ Karşı fikirde olanlar, ‘’saçmalamayın, kokacak bir şey yok. Tam tersine büyük bir avantaj yaşayacağız, onlar çalışır, biz keyfimize bakarız’’ kafasındalar. Bu tartışma sürüp gidecek, Biz robotun özelliklerine bir bakalım.

Sophia karmaşık cümlelere cevap verebiliyor, araba kullanabiliyor, röportaj veriyor. Yapay zekası, üç insani özelliği taşıyor, yaratıcılık, empati ve şevkat. Yaratıcısı onu Audrery Hepburn’a benzetmeye çalıştığını söylüyor.

Bu tasarım Çarşamba’larının ilkinin yapılacağı gün geldi Sophia. Kafedemia vatandaşlığı veridi ona ve doğal olarak adı da Sophia oldu. Şimdi 4 çocuklu bir anne ve dolayısıyla onlar da anne tarafından Kafedemia vatandaşı oldular. Tanışmanız için bekliyoruz.

Ali Akdamar

2 comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.