Olmak istediğim yer

le petit 2metin yer tutucusuŞu an küçük, küçücük bir kafede olsam, denizi seyretsem, salep içsem, birden kapı açılsa, içeriye biraz soğuk ve bir ya da birkaç dostum girse ve sonra tekrar kapı kapansa, sıcağı daha çok hissetsem…

 

Yeni yıl zamanı nerede olmak istersiniz?

Eğer Ayvalık’ta olsaydım elbette ki;  Kvcii (@kvcii.ayvvalik ) ilk tercihlerimden birisi olurdu ama orası kış mevsiminde kapalı.

Kafademia da olmak istediğim yerlerden birisi. Romantik bir ortama sahip olan Kafedemia ise bir başka yazımın konusu olacak.

Diğer bir tercihim ise hiç şüphesiz Cafe Le Petit ( @cafe_le_petit ) olurdu.

Ayvalık’ta açılan ilk kafe diye tahmin ediyorum. Öyle 3 – 5 senelik değil, çok daha eski bir kafedir Le Petit. Temasını kim ya da kimler düşünmüşse tebrik ediyorum. Eşyalar, mekanın ölçüleriyle o kadar orantılı ve uyumlu ki; ilk fırsatta gidip görmenizi öneririm. Sahibesi çok güleryüzlü, hoş bir hanım. Sanki kafe tasarlanırken insana tüm dertlerini, üzüntülerini, kederlerini unutturmak ve kendinizi daha mutlu hissetmeniz üzerine tasarlanmış. Hele bir de deniz ve havayla birleşince bu niyet daha da pekişmiş. Le Petit Eski Gümrük Meydanı’ında, köşede adı gibi küçücük bir kafe. Dekorasyonu, kahveleri ve kekleri çok güzeldir. Önünde tabii ki deniz var gerçi o meydan aynı zamanda otopark olarak da kullanıldığından deniz kıyısına arabalar park ediliyor ama bu durum yine de denizi görmenize mani olmuyor.

Le Petit Kafe’nin kapısına yaklaşırken, içinizden kacaklamak gelebilir. Benim içimden kucaklamak geliyor doğrusu! Kucaklayabilir ve dünyanın herhangi bir yerindeki başak bir köşeye rahatlıkla bırakabilirsiniz. Le Petit, bıraktığınız yerde hiç sırıtmaz, hemen oraya uyum sağlar!

Her mevsim güzeldir Le Petit. Yaz akşamlarında dışarda oturup dalga sesleri eşliğinde bir şeyler yiyip içmek insana çok keyif veriyor. 2017 yılının Ocak ayında hani o Ayvalık’ta o çok soğukların olduğu zamanda – orada içtiğim kapuçinonun tadını hala hatırlıyorum. Sulu kar yağıyordu galiba, deniz görmeye alışkın olduğum halinden epey farklıydı. Olsun yine de Ayvalık’ın deniziydi ve seyredilmeye değerdi.

O gün, o soğuk havada, sıcacık Le Petit’de mola vermek bana çok iyi gelmişti. Eve giderken daha az üşüyordum.

06.

Ocak. 2019, OZM

 

 

 

2 comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.